Site İçi Arama

 

 

 

 

MEHTAP TV
AKIL DEFTERİ

PAZARTESİ: 21:00
SALI TKR:  13:30

 

 

Kent Dindarlığı

Mehmet Altan Timaş Yayınlarından çıkan kitabında, sadece dindarları değil, inanca hangi mesafede durursa dursun bu topraklarda yaşayan herkesi ilgilendiren bir konuyu tartışmaya açıyor: Kent Dindarlığı

Devamı …

Professor Mehmet Altan: 'We need urban religiosity for normalization'

Professor Mehmet Altan, who teaches at İstanbul University’s department of political economy, believes that the fight that is presented as one between secularists and Islamists is really in essence a class conflict in which religion is used as a tool.(todayszaman)Devamı... 

 

Puslu Demokrasi&
Ergenekon Güncesi
 

 Mehmet Altan, adına Ergenekon denilen çeteci yapılanmayı ve ana aktörlerini sorguluyor:
-Türkiye tam ve gerçek bir hukuk devleti neden olamadı?
-Sermaye ve burjuvazi, askeriye söz konusu olunca niçin ve nasıl dut yemiş bülbüle döndü?
-Laikliği solun yerine ikame etme çabalarının dünyada bir örneği var mı?
-Vatandaşını teröristlerden koruyamayan bir devlet ile askerini koruyamayan bir ordu imajı nasıl ortaya çıktı?
-Bizde din, dil, ırk ve mezhep konuları neden hep korku kaynağı oldu?
-"İstanbul Dükalığı"nın dilinden düşürmediği şeriat korkusunun asıl kaynağı neydi?
-Bu korku Türkiye'deki solu nasıl bir ucube haline getirdi?
Ve can alıcı sorular ve Mehmet Altan'ın cevapları.
Puslu ve bol pusulu zeminde demokrasi arayışları.
Bu kitap "Puslu Demokrasi"nin karanlık sokaklarında ilerlemek isteynlere güvenli bir yol haritası.

 

 

Mehmet Altan’ın

 GÜNDEM’i  

Mehmet Altan’dan Bir Yeni Kitap Daha…

               Kent Dindarlığı 

Şeyh Galip de Müslüman, Taliban da! Öyleyse aradaki fark ne?

Mehmet Altan Timaş Yayınlarından çıkan kitabında, sadece dindarları değil, inanca hangi mesafede durursa dursun bu topraklarda yaşayan herkesi ilgilendiren bir konuyu tartışmaya açıyor: Kent Dindarlığı

 

 İslamiyet Şeyh Galip’ten Taliban’a geldi yeryüzünde. Nedir bu meyil, düzlem kaybetmemizin nedeni nedir? Şeyh Galip,inanılmaz şekilde işlenmiş derin bir kültürün ferdiyken; Taliban, Afgan kırlarının bütün hoyratlığını ifade eden bir vahşetle ortaya çıktı. İkisi de Müslüman ise aradaki fark nedir? Bunu sosyolojik bakışla analiz etmek lazım.    


 

Star Gazetesi - Prizma

Yazının sonu uçunca...  

Dün... Babamı alıp manevi işkencelerden geçirdikleri, haksız yere iki yıl yatırdıkları, evimizi birkaç kez basıp aradıkları 12 Mart 1971 Darbesi’nin 39. yıldönümüydü...

Susurluk, Ergenekon türü devlet içi melanet yuvalarının kanlı bir provokasyonu olduğu artık iyice anlaşılan Gazi Mahallesi olaylarının da 15. yıldönümü...

Güne, Abant Platformu’nun düzenlediği “Yeni Bir Toplumsal Mutabakat İçin Demokratikleşme” toplantısı için geldiğim Ankara’da uyandım.

[13 Mart 2010 Cumartesi] [ devamı ]



Businessweek Yazıları

Herkesin tavana baktığı tabu konu: Uyuşturucu Ticareti...

 

Habere önce ABD Dışişleri Bakanlığı internet sitesinde rastladım.

 

ABD Dışişleri Bakanlığı 1 Mart Pazartesi günü yayınladığı yıllık Uluslararası Narkotik Kontrol Stratejisi Raporu’nda, Balkanlar’ın, yerel hükümetlerin kaçakçılıkla mücadele çabalarına rağmen önemli bir uyuşturucu sevk güzergâhı olmaya devam ettiği vurgulanıyordu...

 

Rapora göre Romanya, Sırbistan ve Türkiye uyuşturucu kaçakçılığının başlıca geçiş ülkeleri konumunda bulunuyorlar.

 

Raporda, daha düşük bir derecede Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Kosova ve Karadağ’ın da kaçakçılık rotaları olduğu belirtiliyor.

[07 Mart 2010 Pazar] [ devamı ]



Infomag Yazıları

Bilgi Çağı’nın yayılma hızı ve orta sınıflar...

 

Geçen ayın sonunda...

 

BusinessWeek dergisinin internet sitesinde yayımlanan bir köşe yazısında, çok uluslu şirketlerin yatırımlarını kalabalık nüfusu ve güçlü ekonomisi yüzünden Çin’e yönelterek, Asya’nın gerçek alışveriş merkezi Hindistan’ı göz ardı ettiklerini yazıyordu.

 

“Asya’nın gerçek alışveriş merkezi”...

 

Neden?

 

xxx

 

Cevap mantıklıydı:

 

Hindistan’da şu anda 300 milyon kişilik bir orta sınıf bulunurken, Çin’in orta sınıfının nüfusu 100 ile 200 milyon arasında değişmekteydi.

[01 Mart 2010 Pazartesi] [ devamı ]



Röportajlar

Professor Mehmet Altan: 'We need urban religiosity for normalization'

Professor Mehmet Altan, who teaches at İstanbul University’s department of political economy, believes that the fight that is presented as one between secularists and Islamists is really in essence a class conflict in which religion is used as a tool.

“Religion was unfortunately turned into a tool used in the fight between state elitists and the poor masses, which are searching for a power domain based on religion. For normalization, we need a third way, one which I call urban religiosity,” Professor Altan says.

[02 Mart 2010 Salı] [ devamı ]



Röportajlar

28 ŞUBAT DOSYASI (4): 'Yakın zamana kadar medyanın patronu orduydu...'

[Sesonline] “Medyanın bugüne kadar asıl patronu askerdi. Yani medya, buranın esas sahibi askeriyedir diye düşünürdü. Medya toplumu yönlendirirdi, medyayı da askeriye yönlendirirdi. Medyanın büyük kesimi için bu hala böyledir.” “28 Şubat’ta daha özel bir durum var. 28 Şubat’ın sanıyorum bugünkü siyasi resmin başlangıcı olması isteniyordu. Yani Tansu Çiller ve Necmettin Erbakan iktidarı İslami kimliğinin inkar edilmediği ama İslam alemine model olabilecek bir gelişmişliğin tesisine yönelik bir sinyal verildi. Ancak, o hükümet bunu algılayamadı.” “Tuzu kurular orduyu tutar, yoksullar, yığınlar, yani sanayi döneminde burjuva partisini tutması gerekenler bugün ordu taraftarıdır ve komünist partisini tutması gereken yığınlar da cami avlusu etrafındadır.” “Ergenekon sürecinde aslında nasıl bir ülkede yaşadığımızı görüyoruz. Lunaparkta korku tüneline girmiş gibiyiz. Peki bunu nasıl gizleyeceksin? Vatan bölünmesin, laiklik elden gitmesin gibi kendine meşru taban bulmaya çalışan bir propagandayla gizlemeye çalışıyorlar. Bunun aleti olmak yerine aslında bunun amacının, o karanlığın üzerine gidilseydi Refah Partisi yüzde 60 ile yeniden iktidara gelirdi.” “Dünyanın iradesiyle, sistemin iradesiyle bir askeri cumhuriyet olma sürecinden çıkışımızdır bugün yaşananlar.” [Mehmet Altan, Sesonline.net'ten Arife Köse'ye konuştu...]

[02 Mart 2010 Salı] [ devamı ]



E-posta : info@mehmetaltan.com

VB#Turk Yazılım ve Bilgisayar desteği ile sizlere ulaşmaktadır.