Site İçi Arama

KENT DİNDARLIĞI

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...Devamı...


 

Mehmet Altan’ın

 GÜNDEM’i  

 

 

KENT DİNDARLIĞI

 

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...

Kent Dindarlığı yeni bir önsöz ve gözden geçirilmiş haliyle tekrar okuyucunun karşısına çıkıyor. Köylülük, din ve bilim; özeleştiri, üretim ve ekonomi; Cumhuriyet’in değiştirdiği şeyler, bir inanç entelektüeli olarak imamlar, Kur’an ve dil sorunu; kent dindarlığının ne olduğu ve nereye gittiği; ulaşmamız gereken kent dindarlığı gibi başlıklar altında, sosyolojik ve ekonomik analizler yapıyor Altan. Kimi zaman mevcut sorulara ve sorunlara yanıt veriyor, kimi zaman da soruyu ortaya atıyor. Muhataplarının bu soru ve sorunlara ne kadar kulak kabartacağı, muhtemelen ülkemizin geleceğini de yakından ilgilendiriyor...

Devamı...


Özgür Düşünce Yazıları

Laiklik karşıtı eylemlere odak

‘Hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete' bağlı kalacağına Türk milleti önünde ‘namusu ve şerefi' üzerine ant içmesine rağmen bu kavramlara ihanet eden emsalleri gibi, Meclis Başkanı İsmail Kahraman da “Laiklik bir kere yeni anayasada olmamalı; yeni ve dindar bir anayasa olmalı” deyince, Anayasa Mahkemesi'nin Resmi Gazete'de 24 Ekim 2008'de yayımlanan AK Parti'ye yönelik kapatma davasıyla ilgili 472 sayfalık ‘gerekçeli kararını' oturup yeniden okudum.
Hatırlanacağı üzere Anayasa Mahkemesi, AK Parti'nin kapatılmamasına, ancak 11 üyenin 10'unun onayıyla ‘laiklik karşıtı eylemlere odak olmaktan' Hazine yardımının yarısının kesilmesine karar vermişti…
Anayasa Mahkemesi'nin ‘laiklik karşıtı odak olmayı' nasıl tanımladığını merak ettim.

[29 Nisan 2016 Cuma] [ devamı ]



gazete360 Yazıları

Siyasal İslam ve İkinci Cumhuriyet

İkinci Cumhuriyet kavramının ilk olarak dile getirildiği 31 Ocak 1991 tarihinden bu yana yirmi beş yılı aşkın bir süre geçti.

Bu kavram ile ‘cumhuriyetin demokratikleşmesinin’ gereği vurgulanıyordu. Bu kavramın gerçek anlamını yaygınlaştırmak ve bugüne kadar oluşmuş yazılı birikimi kamuya mal etmek amacıyla bir web sitesi de açıldı. (ikincicumhuriyet.org)

Bu ‘demokratikleşme’ talebi çok net bir biçimde ifade edilmesine rağmen geçen zaman içinde ‘İkinci Cumhuriyet’ çok saldırılara uğradı. İçerdiği anlam saptırılmaya çalışıldı.

Bu saldırıların ilk nedeni, ‘askeri cumhuriyetin’ ayrıcalıklarından yararlananların ‘demokrasi’ kavramından nefret etmeleriydi… ‘Demokrasinin’ ne kadar kötü bir yönetim biçimi olduğunu kanıtlamak için çok uğraştılar… Hala da uğraşıyorlar.

[25 Nisan 2016 Pazartesi] [ devamı ]



Bloomberg Businessweek Yazıları

2014’ün Son Yazısı


Kristof Kolomb, 1492’deki ilk seferinde Japonya’yı hedeflemesine rağmen bugün Bahamalar’da bulunan San Salvador ismini verdiği Yeni Dünya’daki adaya ulaştı.

 

Büyük ve Küçük Antiller’in yanısıraVenezuela ve Orta Amerika kıyılarını ziyaret etti.

 

Amerika Kıtası’na 11’inci yüzyılda Leif Ericson önderliğindeki Viking seferiyle ilk kez ulaşıldığı dikkate alınırsa, Kolomb Amerika’ya ulaşan ilk kâşif değildi ama onun seferleri Amerikalarla birkaç yüzyıl sürecek ilk kalıcı temasların, fetih ve kolonizasyon döneminin açılmasını sağladı. Daha da önemlisi, insanlık için denizlerin keşfi dönemi açıldı.


Bugün ise okyanus diplerinde maden arama noktasına gelindi.

[28 Aralık 2014 Pazar] [ devamı ]



Röportajlar

Mehmet Altan: Asker, tapulu malının üzerine gecekondu kondurtmaz

Mehmet Altan: Asker, tapulu malının üzerine gecekondu kondurtmazProf. Dr. Mehmet Altan, AKP’nin 17-25 Aralık’tan sonra Ergenekon ve mafyayla işbirliği içine girdiğini, bu güçleri de Reza Zarrab’ın karşısına koyarak, “Bunlar beni ortadan kaldıracak” düşüncesini dayattığını düşünüyor. Ona göre, Zarrab’ın ‘canını kurtarmak üzere’ ABD’ye gittiği iddialarını kulak arkası etmemek gerekiyor!

AKP’ye destek verdiği süreçte dahi, askeri vesayetin bitirilmesi ve Türkiye’nin demokratikleştirilmesi yönünde çokça yazı kaleme alan Mehmet Altan, partinin bunu yapmayarak muhtemel sonunu hazırladığını belirtiyor: “Kışlayı demokrasiyle aşmak ve Türkiye’yi rahatlatmak yerine, askeriyeyi sınırlı tutup kendi güçlenmelerinin yolunu açtıklarını zannettiler. Türkiye’de hiçbir şeyi değiştirmeyip, mevcut 12 Eylül rejimi üstünden 'Kışlayı yendim' zannetmek, büyük bir gaflettir! Türkiye’yi rahatlatacak şey, AB standartlarında bir demokratikleşmeydi. Bunu yapmadan “Mevcut imkânları ele geçiririz. Askeri vesayeti şahsen kullanırız” dediler. Kullanıp kullanmayacaklarını göreceğiz! Tapulu malı üzerine adam sana neden gecekondu kurdursun? Eğer bir vesayet olacaksa onu niye sana versin? Bir vesayet sürdürülecekse elinde silah olan sürdürür!”

[30 Mart 2016 Çarşamba] [ devamı ]



Röportajlar

Kent Dindarlığı – Mehmet Altan

“İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da… Kent Dindarlığı yeni bir önsöz ve gözden geçirilmiş haliyle tekrar okuyucunun karşısına çıkıyor. Köylülük, din ve bilim; özeleştiri, üretim ve ekonomi; Cumhuriyet’in değiştirdiği şeyler, bir inanç entelektüeli olarak imamlar, Kur’an ve dil sorunu; kent dindarlığının ne olduğu ve nereye gittiği; ulaşmamız gereken kent dindarlığı gibi başlıklar altında, sosyolojik ve ekonomik analizler yapıyor Altan. Kimi zaman mevcut sorulara ve sorunlara yanıt veriyor, kimi zaman da soruyu ortaya atıyor. Muhataplarının bu soru ve sorunlara ne kadar kulak kabartacağı, muhtemelen ülkemizin geleceğini de yakından ilgilendiriyor…” Kent Dindarlığı’ndan okuma parçası sunuyoruz.

Kent Dindarlığının Lokomotifi: Özeleştiri, Üretim ve Ekonomi

İslam’ın Kırsal Kesime Hapsedilmesi: Özeleştiri Yokluğu

Kentte doğan, başlangıçta kentlilerin dini olan İslamiyet günümüzde tam tersine daha çok kırsal kesimin dini olarak algılanır hale geldi. Bunda, günümüz dindarlarının özeleştiri müessesesini göz ardı etmesi, katma değer üretme mekanizmasındaki aksaklık, toplumsal refaha ulaşma düzeyindeki düşüklükle birlikte, göçlerle kente gelen kırsal kesimin kentteki kültürel din anlayışını yadsıyan geleneksel din anlayışının ve dinin siyasallaşmasını körükleyen damarın güçlenmesinin de etkisi var.

[02 Şubat 2016 Salı] [ devamı ]



Mehmet Altan-Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu

Mehmet Altan'ın Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonuna açıklamaları

[26 Şubat 2013 Salı] [ devamı ]



E-posta : info@mehmetaltan.com

VB#Turk Yazılım ve Bilgisayar desteği ile sizlere ulaşmaktadır.