Site İçi Arama

KENT DİNDARLIĞI

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...Devamı...


 

Mehmet Altan’ın

 GÜNDEM’i  

 

 

KENT DİNDARLIĞI

 

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...

Kent Dindarlığı yeni bir önsöz ve gözden geçirilmiş haliyle tekrar okuyucunun karşısına çıkıyor. Köylülük, din ve bilim; özeleştiri, üretim ve ekonomi; Cumhuriyet’in değiştirdiği şeyler, bir inanç entelektüeli olarak imamlar, Kur’an ve dil sorunu; kent dindarlığının ne olduğu ve nereye gittiği; ulaşmamız gereken kent dindarlığı gibi başlıklar altında, sosyolojik ve ekonomik analizler yapıyor Altan. Kimi zaman mevcut sorulara ve sorunlara yanıt veriyor, kimi zaman da soruyu ortaya atıyor. Muhataplarının bu soru ve sorunlara ne kadar kulak kabartacağı, muhtemelen ülkemizin geleceğini de yakından ilgilendiriyor...

Devamı...


Özgür Düşünce Yazıları

İngiliz duydu, bizimkiler duymadı

Önce şu satırları okuyalım:
“Erdoğan'ın şu an için tek önceliği, kendi tek adam yönetimini meşru kılacak olan başkanlık sistemini kabul ettirmek. Bu uğurda Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu bile görevi bırakmaya zorladı. Az da olsa bağımsız hareket etme cüretini göstermiş olan Davutoğlu'nun yerine, bu hafta sonu yapılacak olan AK Parti kongresinde daha uysal ve ‘düşük profilli' bir isim getirilecek.”
* * *
Devam edelim:
“Cumhurbaşkanı, Kürtlerle barış şansını, seçimi kazanabilmek için feda etti. HDP'nin geçen yazki yükselişinin karşısında milliyetçiliği kullanarak içten içe yanan ateşi yeniden körükledi. [...] Kürtler bir zamanlar daha fazla siyasi ve kültürel özerklik için anayasa değişimini bir şans olarak görüyordu. Şimdi süreçten tamamen dışlanırlarsa, şiddete alternatif bulmakta zorlanırlar.”

[24 Mayıs 2016 Salı] [ devamı ]



gazete360 Yazıları

Sorun Çözemeyen Ülke

Osmanlı Toprak Düzeni, kabaca özetlersek, ‘Saray’ ile ‘özgür küçük köylü’ ittifakı üzerine kuruluydu.
Toprakların sahibi, her şeyin olduğu gibi padişahtı ama ‘bir çift öküz’ün sürebileceği kadar minik alanların zilliyeti köylülere bırakılmıştı.
Böylece ‘sermaye birikimi’nin, ‘feodalleşme’nin, dolayısıyla Saray’a baş kaldıracak bir sosyal hareketlenmenin önüne geçilmişti.
* * *
Bu sosyal yapının dışındaki tek bölge Güneydoğu’daki Kürt Bölgesi’ydi. Burası feodal bir yapıya ve çok geniş arazilere sahip aşiretlerin mekânıydı.
1514 yılında Yavuz Sultan Selim ile 23 Kürt beyliği arasında imzalanan anlaşmayla burası özerk bir bölge haline getirilmiş, Kürtlere bir bakıma ‘muhtariyet’ tanınmıştı.
Küçük özgür köylü ile büyük arazilere sahip aşiret yapısı o tarihten sonra birlikte var oldular.
Ama hep sorunlarla…

[23 Mayıs 2016 Pazartesi] [ devamı ]



Bloomberg Businessweek Yazıları

2014’ün Son Yazısı


Kristof Kolomb, 1492’deki ilk seferinde Japonya’yı hedeflemesine rağmen bugün Bahamalar’da bulunan San Salvador ismini verdiği Yeni Dünya’daki adaya ulaştı.

 

Büyük ve Küçük Antiller’in yanısıraVenezuela ve Orta Amerika kıyılarını ziyaret etti.

 

Amerika Kıtası’na 11’inci yüzyılda Leif Ericson önderliğindeki Viking seferiyle ilk kez ulaşıldığı dikkate alınırsa, Kolomb Amerika’ya ulaşan ilk kâşif değildi ama onun seferleri Amerikalarla birkaç yüzyıl sürecek ilk kalıcı temasların, fetih ve kolonizasyon döneminin açılmasını sağladı. Daha da önemlisi, insanlık için denizlerin keşfi dönemi açıldı.


Bugün ise okyanus diplerinde maden arama noktasına gelindi.

[28 Aralık 2014 Pazar] [ devamı ]



Röportajlar

Mehmet Altan: Asker, tapulu malının üzerine gecekondu kondurtmaz

Mehmet Altan: Asker, tapulu malının üzerine gecekondu kondurtmazProf. Dr. Mehmet Altan, AKP’nin 17-25 Aralık’tan sonra Ergenekon ve mafyayla işbirliği içine girdiğini, bu güçleri de Reza Zarrab’ın karşısına koyarak, “Bunlar beni ortadan kaldıracak” düşüncesini dayattığını düşünüyor. Ona göre, Zarrab’ın ‘canını kurtarmak üzere’ ABD’ye gittiği iddialarını kulak arkası etmemek gerekiyor!

AKP’ye destek verdiği süreçte dahi, askeri vesayetin bitirilmesi ve Türkiye’nin demokratikleştirilmesi yönünde çokça yazı kaleme alan Mehmet Altan, partinin bunu yapmayarak muhtemel sonunu hazırladığını belirtiyor: “Kışlayı demokrasiyle aşmak ve Türkiye’yi rahatlatmak yerine, askeriyeyi sınırlı tutup kendi güçlenmelerinin yolunu açtıklarını zannettiler. Türkiye’de hiçbir şeyi değiştirmeyip, mevcut 12 Eylül rejimi üstünden 'Kışlayı yendim' zannetmek, büyük bir gaflettir! Türkiye’yi rahatlatacak şey, AB standartlarında bir demokratikleşmeydi. Bunu yapmadan “Mevcut imkânları ele geçiririz. Askeri vesayeti şahsen kullanırız” dediler. Kullanıp kullanmayacaklarını göreceğiz! Tapulu malı üzerine adam sana neden gecekondu kurdursun? Eğer bir vesayet olacaksa onu niye sana versin? Bir vesayet sürdürülecekse elinde silah olan sürdürür!”

[30 Mart 2016 Çarşamba] [ devamı ]



Röportajlar

‘1 milyon kişi Saray'ın kapısına dayanırsa...'

‘1 milyon kişi Saray'ın kapısına dayanırsa...'

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun görevden almasıyla AKP'de derinleşen krizi değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Altan, Erdoğan'ın Anayasa'yı çiğneyerek sivil darbe yaptığını söyledi.

Türkiye'nin içinde bulunduğu derin krizden çıkış için 1 milyon kişinin Saray'ın kapısına dayanmasını öneren Altan,"Demokrasi pankartı altında buluşursak, bu zorbalık rejimi, bu siyasal şiddet stratejisi biter" dedi. Altan, Kürt sorunun çözümünün de ancak demokratik cumhuriyetle mümkün olduğunu dile getirdi.  

DİHA'dan Çağdaş Kaplan'a konuşan Prof. Dr. Mehmet Altan'ın açıklamaları şu şekilde;
 * AKP içerisinde bir süredir konuşulan ayrılık Davutoğlu'nun görevden alınmasıyla daha çok ifşa oldu. Krizin temelini neye bağlıyorsunuz?  
Çok açık. Cumhurbaşkanı'nın kafasında oluşturduğu kendisini odağına koyduğu, kendisinin hiçbir şekilde denetlenemeyeceği, yargıyı da istediği gibi şekillendirebileceği, siyasal bilimlerde devlet örgütlenmelerinde örneği ve yeri olmayan bir yapı kurma gayreti nedeniyle sürekli Anayasa'yı çiğnemeye devam etmesinin yeni bir halkası.   
* Siyasi olarak sonuçları nasıl olacak? 

[07 Mayıs 2016 Cumartesi] [ devamı ]



Mehmet Altan-Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu

Mehmet Altan'ın Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonuna açıklamaları

[26 Şubat 2013 Salı] [ devamı ]



E-posta : info@mehmetaltan.com

VB#Turk Yazılım ve Bilgisayar desteği ile sizlere ulaşmaktadır.